how to build a website

BAŞARIYI ENGELLEYEN AKILCI OLMAYAN DÜŞÜNCELER

        Akılcı olmayan düşünceler üç ana başlıkta özetlenebilir : 

   1- İyi bir performans gösterip insanların onayını kazanmalıyım, yoksa yetersiz bir insanım demektir.

   2- İnsanlar bana iyi ve adil davranmak zorundalar, aksi takdirde bu, tamamen kötü insanlar olduklarını gösterir.

   3- Koşullar benim istediğim gibi olmalı, yoksa bu dünyanın olağanüstü kötü bir yer olduğu anlamına gelir.

   Bu düşüncelerden birine, ikisine ya da üçüne kuvvetle inanıyorsanız , terslikler konusunda sık sık şikayet eder ve kendi kendinize kaygı ve depresyon yaratırsınız. 

   Bu üç tür '' Akılcı Olmayan Düşüncenin '' üçünün de şikayet etme biçimleri olduklarını görebilirsiniz.

    '' Mutlaka iyi olmam gerektiği kadar iyi olmazsam, değersiz ve acınası bir insanım demektir ! ''

   '' Bana mutlaka davranman gerektiği kadar iyi davranmazsan, '' zavallı bana '' bu kadar alçakça davrandığın için kötü bir insansın demektir ! ''

   '' Yaşam koşullarım olması gerektiği gibi, tam anlamıyla iyi değilse, dünya, '' zavallı acınası ben '' için gerçekten korkunç bir yer demektir ! ''

   Bu taleplerden herhangi biri size tanıdık geliyorsa , şikayet ettiğinizi kabul edin. Elbette, kendinize acıdığınız için kendinizi hor görmeyin. Bunun yerine, şikayetle başa çıkmaya çalışın ve şikayet karşıtı bir felsefe edinerek kendinize yardımcı olmaya çalışın :

   1- Kendinize acımayı ve yakınmayı seçtiğinizi ve bunlardan sorumlu olduğunuzu kabul edin. İnsanlar size karşı ve koşullarınız gerçekten kötü olabilir. Ancak bundan şikayet etmenize neden olan sizsiniz, bir başkası değil.

   2- Sürekli şikayet etmenizin ne kadar zarar verici olduğunu görmeye çalışın : Sızlanmak zararlıdır, çocukçadır, iticidir, ülsere ve yüksek tansiyona yol açar , yaşamınızı kısıtlayan vazgeçişlere neden olur. Daha iyi performans göstermenize, diğer insanların size daha adil davranmalarını sağlamaya ya da kötü çevresel koşullarınızı değiştirmeye kesinlikle yaramaz.

   Bu akılcı olmayan düşünceleri gördüğü bilişsel davranışçı psikoterapi yardımı ile yenmeyi başaran bir danışanın anlattıkları : 

   '' Bilişsel davranışçı terapi uygulandığı andan itibaren hayal kırıklığına dayanma gücümün az olduğunu ve çocukken gördüğüm kötü muamele yüzünden hala şikayet ettiğimi fark ettim. Böylece şikayet üzerinde çalışmaya başladım ve bir kaç ay içinde önemli bir ilerleme kaydettim. Bana dayatılan kötü koşullar yüzünden arada sırada yeniden şikayete başlıyor ve kendime acıyorum. Ama bu, fazla uzun sürmüyor . Kısa bir süre sonra ne yaptığımı görüyor ve onu bırakıyorum.

            Bir süre önce, başkalarının bana yaptıkları haksızlıklardan yakınarak aslında kendime yönelik aşağılamaların üstünü örtttüğümü fark ettim. Buna karşı terapistimle birlikte çalışmaya başladım. Sonra birden bire fark ettim ki , kendimi aşağılamam da bir tür sızlanma. Kendi kendime '' Böylesine acınacak kadar zayıf olmamalıyım. Uğraşmalı ve eğitimimi yapmalıyım. Yaşadığım ekonomik ve başka türlü zorluklara boyun eğdiğim için iradesizim '' diyordum. Şimdi ise bu katı düşüncelerden kurtulmaya başlıyorum. Kendimi zayıf yönlerimle birlikte kabul ediyorum. Ben de , diğer tüm insanlar gibi, kusurlu bir insanım. Zayıflığım ortada, ama ben zayıf bir insan değilim. Bazen güçlü, bazen de güçsüz biriyim. Belki de en iyisi, artık , güçlü ve bilinçli bir şikayet karşıtı tavrım var. Şikayetlerime karşı tetikte duruyor, onları tanıyor ve karşı çıkıyorum. Her zaman başarılı olamıyorum, ama kesinlikle eskisinden daha az şikayet ediyorum. Ne zaman şikayet edeceğim bir şey olsa, örneğin geçenlerdeki trafik sıkışıklığı gibi, bu eğilimimi fark ediyor, onu durduruyor ve hayatıma devam ediyorum.Bu şekilde bir sürü zaman ve enerji kazanıyorum. Hem hayal kırıklığına dayanma gücümün azlığı, hem de zayıflıklarım yüzünden kendime karşı hoşgörüsüzlüğüm yalnızca bazı zamanlarda ortaya çıkıyor. Ortaya çıktıkları zaman da onları yok ediyorum . Bu bana gerçekten enerji kazandırıyor. ''

         Bilişsel terapi alan danışanların pek çoğu şikayetlerini çabucak fark ettiğini ve başında yok ettiğini bildiriyor. Bilişsel davranışçı terapiye göre , ne kadar şikayet ettiğinizi, bunun size ne kadar zarar verdiğini görür ve azaltmak için çalışmaya devam ederseniz , kendinizi, başkalarını ve dünyayı sevmemeyi bırakabilirsiniz. Şikayet etme karşıtı bir felsefe benimsemeniz, sonunda sizi daha az üzgün ve üzüntüye karşı daha az hassas kılar.

TÜM MAKALELER

YAZAR BİLGİLERİ

Uzm. Dr. Gülsüm Alev TANVERDİ
Psikiyatri Uzmanı