bootstrap table

Yetişkin Psikoloğu

Her ne kadar kurumumuzda böyle bir ayrım uygulansada ,gerek erişkin psikologları gereksede çocuk psikologlarının lisans ve bazen yüksek lisans eğitimleri aynıdır. Ancak sonraki klinik yönelimleri ve aldıkları sertifika programlarından sonra kendi istekleri doğrultusunda böyle bir pratik uygulama ayrımı oluşmaktadır. 

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de psikolog ve psikiyatrist ayrımını yapmakta zorlanan danışan ve hasta larımız mevcuttur. Çok kısa olarak söylemek gerekirse,psikolog lar tıp doktor değillerdir,bundan dolayı psikiaytrik hastalıkların tedavisinde ilaç kullanmaları mümkün değildir, daha çok halk arasında konuşma tedavisi olarak bilinen ve terapi olarak adlandırılan terapötik destek sağlarlar.

Terapi desteğinin tedaviye olan katkısının birçok kurumda farklı olarak algılanmasına karşılık bizim kurumumuzda önemli bir katkı sunduğu tüm çalışanlarca kabul edilmiş bulunmaktadır. Bundan dolayıda kurumumuzda çalışan ister erişkin psikiyatristleri isterse çocuk psikiyatristleri,tedaviye olan katkısını artırmak amacıyla bir çok hastasını terapi desteği almak amacıyla psikologlara yönlendirmektedir. 

Kurumumuzda çalışan psikologlarımız çalıştıkları alanlarla ilgili olarak gerekli eğitim ve sertifikasyona sahiptirler. Yine kurumumuz bir tıp merkezi olması nedeniyle ,gerek kendi anlayışı gereksede mevzuatlar gereği bunun böyle olması gerekmektedir.

Çalışma belgesi sağlık bakanlığınca onaylanmış olarak çalışan psikologlar kurumumuzda günün koşullarına uygun yenilikçi tedavi girişimlerini uygularken ,kendi aralarında da çalıştıkları alanlarla ilgili daima bir iletişim ortamını sürdürmektedirler.  

Kurumumuzda bir den fazla psikiyatrist ve psikolog çalışması sebebiyle, bazı durumlarda, hastanın yada ebeveynlerin onayını alarak ,aynı hastayı beraber takip etme olanağına sahip olmaktadırlar. Bu durum tabiki tedavinin süresini ve etkinliğini değiştirmektedir.

Yine benzer şekilde testleri uygulayan psikologlarımız , daha sonra hastanında onayı dogrultusunda ,terapi hizmetini de aynı kişiye vermeleri ile kişiye daha hızlı ve etkin yardımcı olabilmektedirler.

Psikologların danışan ve hastaların düşünce ,duygu ve davranışlarını değiştirmek amacıyla uyguladıkları girişimlerin hepsine terapi denmektedir .terapinin tedavi edici etkisi olarak adlandırılan kişiyi değiştirme sürecin başlayabilmesi için öncelikle kişinin kendisinde bu duruma istekli ve sabırlı olması gerekmektedir.

Psikologlar danışan veya hastalardaki değişim sürecinin tetikliyebilmek amacıyla,terapi seansları esnasında kişiyi daha çok konuşturma gibi bir hedef belirlemişlerdir.halk arasınada konuşma tedavisi olarak görülen bu durumun aslında ,danışan veya hastanın kendi durumu ile yüzleşmesinden başka bir şey değildir. Halen dünyada en iyi öğrenme yöntemi kişinin kendisinin keşfettiği bilgidir. Kişiye sikayetçi olduğu durumla ilgili

- hazır çözümler sunmak

- kişiyi suçlamak

- kişiyi yargılamak

- kişiyi ayıplamak

Terapinin alanına girmemektedir.bundan dolayı terapiyi uygulayan kişinin her konuda kesinlikle tarafsız görünmesinde fayda vardır.aksi halde tarafsızlığını yitiren terapist etkinliğinide yitrimiş olur.

Bir başka konuda tarafsızlığını koruyamayan terapist, danışan veya hastanın tarafında bulunma eğiliminde olan akraba veya arkadaş olma riski taşır. Bu durumdaki insanlar terapist olmaktan çok başka bir şeydir.

Arkadaş yada akrabalarınız sizin yaptığınız veya söylediğiniz bir çok durumu sizinle ortak bir geçmişi ve ortak bir geleceği paylaşmaları sebebiyle ağırlıklı olarak bu pencereden bakacaklardır. Sizinle kurudukları ilişkilerde geçmişte sizinle yaşadıkları olumlu yada olumsuz her türlü olay onların düşünce dünyalarında genişi bir alanı etkilemektedir .sizi değerlendirme biçimlerinin bu yaşananlardan etkilenmemesi mümkün değildir.kısacası sizin tarafınızdadırlar.

Halbuki terapistle böyle ortak bir zaman paylaşılmamıştır ve paylaşılmayacaktır da . kendisi nasıl olduğu gibi görünmekte ise :sizi de olduğunuz gibi görmekte ve başka bir şey düşünmemektedir. Bir hedefi vardır ve bu amaç doğrultusunda iletişime girme gayreti taşımaktadır. Temel olarak yaşanan durum yada durumlarla ilgili düşünce:duygu: ve davranışlarınızı etkiliyecek ve değişimleri sağlayacak:danışan yada hastaya göre yeni bir durum yaşatmanın derdindedir.

Benzer bir durum da danışanın yada hastanın kendisinde de bulunduğundan kendiside kendisine terapi yapması mümkün olmamaktadır.karşılaşılan durumu bir zeka veya akıl sorunu görmek yada bir güçsüzlük işareti olarak almak durumun sadece daha uzun sürmesine yardımcı olacaktır.

Sorun: aynı manzaraya aynı yerden farklı bakabilmek için :biribirinden bağımsız ve tarafsız bir kişiye ihtiyaç duyulmasından kaynaklanmaktadır.

Halen kurumumuzda kendi alanların da bir çok vaka takip etmiş ve bunula ilgili çalışmalarda bulunmuş çok sayıda psikolog arkadaşımız çalışmaktadır.

Çocuk psikoloğu

Daha önceki bölümde de belirtiğimiz gibi ister yetişkin olsun isterse de çocuk psikoloğu olsun eğitimleri bakımından birbirlerinden çok fark yoktur. bu ayrım daha çok çalışma hayatları başladıktan sonraki yönelimleri ve aldıkları üs eğitim ve kurs programaları ile kazandıkları sertifikalardan kaynaklanmaktadır.kurumumuzda çalışan tüm çocuk psikologları uluslararası geçerli sertifika veren uzun kurs programlarını tamamlamış ve yıllarca klinik psikolog olarak danışan kabul etmiş uzman kişilerden oluşmaktadır.

Çocuk psikologlarının çalışmalarındaki en büyük yardımcı unsur yine erişkin psikologlarında olduğu gibi testlerdir.bu testlerin terapi süresince terapistlere önemli bir yol haritası sağladığı unutulmamalıdır.testler vasıtası ile bir çok terapist belirtinin sınıflandırılması ve anlamlandırılmasını çok daha hızlı yapabilmektedir.terapideki değişim ve gelişim süreci takip edilebilir bir hal alabilmektedir.özellikle çocuklarda belirtilerin değişkenliği ve şiddeti bazen durumu adlandırıp bir başlangıç noktasının belirlenmesini güçleştirmektedir.hele uzun zamandır çocukla zaman geçiren kişiler bazen bu belirtileri abartabildikleri gibi bazende küçümseyebilirler.bundan dolayı görüşme esnasında ki belirtilerin test sonucu elde edilen bulgularla örtüşmesi ne kadar anlamlıysa örtüşmemesi de daha ayrıntılı çalışmalara gerektirdiğinden bizi doğru tespitlere götürecektir.testler başlangıçtaki belirtilerin ağırlığını bazen sayısal rakamlarla göstermesi elde edilen sağaltımın ileride ölçebilir hale getirimesine yardımcı olur.bundan dolayı tedavi olarak adlandırılan terapi ve ilaç tedavisine ek olarak eklenecek test veya testler danışanın değişim sürecine veya tedavi sürecine olumlu olarak katkı sunacaktır.

Terapi sürecine çok büyük katkı sağlayacak başka bir unsurda psikologla terapi ortamını paylaşan ile veya danışan yardımcısıdır. Kendi değerlendirmemize göre aşağıda sayılan maddeler konusunda danışan veya yardımcısının bizlere yardımcı olması süreci çok hızlandırdığı gibi tekrarlamasınıda azaltmaktadır.

1- Katılım

Katılacak,danışan ile psikolog görüşmesine gelecek,etkin bir iletişim ağının oluşmasına yardımcı olacak ,olumlu beklentiler içerisinde bulunacak.

2- Bilgilenme

Bilgilenecek,yapılan görüşmeler ve yapılan testler neticesinde terapiste bunlarla ilgili kafasındaki soruları soracak.

3- Bilinçlenme

Biliçlenecek,yapılan açıklamalar doğrultusunda gözlem ve araştırmalarda bulunacak ve ulaştığı sonuçların savunucusu haline gelecek.

4- Uygulama

Uygulayacak,tüm bu yapılan görüşmleler esnasında kendisine önerilen veya kendisin farkedip te terapistele paylaştığı davranışlarını uygulamaya sokacak.

5- Bekleme

Bekleyecek, terapi ile istenilen değişikliklerin zaman gerektirdiğini alışkanlıklardan kolay kolay ayrılamadığımızı, doğadaki her değişim gibi bununda zaman istediğini unutmayacak yani ısrarlı olcak.

6- Destekleme

Destekliyecek, tüm başarılı olan insanların arkalarında onları mutlaka olumlu yönde destekleyen bir aile ve sosyal çevrenin olduğunu unutmamak gerekir.şimdiye kadar bu durumun aksi ispat edilmediğinden bizlerinde bu şekilde davranması aklın gereğidir.

Danışan yakınları bu konularda kendilerinin de bir değişim sürecine girmeleri gerektiğini görmelidirler. Kişisel değişimini büyük oranda tamamlayan erişkin bireyler bu konularda zorlanmalar gösterebilirler.ancak söz konusu bu değişimi gerçekleştirmeden, daha gelişim safhasının da olan bireylerden beklemenin ne kadar doğrudur.