web site builder

SIK SORULAN SORULAR / ÇOCUK

Çocuklarda Kaygı Nedir?

Yetişkinler gibi çocuklarda zaman zaman kendilerini kaygılı hissetmektedirler. Çocukların kaygı duyduğu şeyler yaş gruplarına göre farklılık gösterebilir ya da kaygılı oldukları alanlar farklı olabilir. Örneğin küçük çocuklarda ayrılma kaygısı sık görülmektedir. Ayrılma kaygısını çocuk ebeveynlerinden ayrıldıklarında aşırı ağlama ya da öfke nöbeti şeklinde gösterebilir.  Eğer çocuğun yaşadığı kaygı onun günlük hayatını etkiliyorsa profesyonel bir müdahale gerekmektedir. Yaşanan yoğun kaygı tedavi edilmezse çocuğun özgüvenine, ruh sağlığına ciddi zarar verebilir ve içine kapanmasına sebep olabilir. 

Uzm.Klinik Psikolog Pınar ÇELİK

Yalan Söyleme 

Çocuklarda gerçekdışı söylemlere oldukça sık rastlanır. Bu yüzden bu tür söylemlere hemen yalan etiketini yapıştırmamak önemlidir. Çocuklarda doğru ve yanlışı ayırt etmek zaman içinde gerçekleşir. 3-4 yaşlarında söylenen yalanlar sözde yalanlar olarak kabul edilir. Bu tür yalanlar çocuğun hayal gücünün ürünü olabilir. Bazen de çocuk olaylara ve kişilere gerçekdışı özellikler katarak anlatabilir.Bu tür uydurmalarla yedi yaş öncesi çocuklarda oldukça sık karşılaşılır.

Uzm.Klinik Psikolog Pınar ÇELİK

Okula Başlama ve Ağlayarak Tutturmak 

İki-üç yaş dönemi öfke nöbetlerinin ve ağlayarak tutturmaların en çok görüldüğü dönemdir. Bu dönemde çocuğa sınır koymak, çocuğun kendisini güvende hissetmesini sağlar. Sınır koyarken dikkat edilmesi gereken noktalardan biri, kuralların çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmasıdır. Diğeri ise, beklentilerin açık ve net olmasıdır. Kendisinden ne beklendiğini bilmeyen bir çocuk, sınır ve kurallara uymakta güçlük çekecektir. En önemlisi, sınırlar ancak çocuğa bakım veren, onu duygusal olarak besleyen bir çevre içinde öğrenilebilir. Okula gitme yaşına gelen çocukların bir kısmında görülen okul korkusunun altında ayrılık kaygısı yatabilir. Kaygı ebeveynden çocuğa geçer, çocuğunuzun okula rahatça gidebilmesi için önce sizin rahat olmanız gerekmektedir. Çocuğunuzun kaygılarını anlayın ve onun duygularını kabul edin. Bunun bir ayrılık olmadığını, sadece onun gelişimine katkıda bulunacak bir eğitim süreci olduğunu çocuğunuza anlatın. Çocuğunuzun okula gitmek istemediği günlerde geri adım atmayın ve onu okula gitmeye ikna edin.  

Uzm. Klinik Psikolog Aysel DEMİR

Okula Gitmek İşkence 

İlkokul çağında sık görülen bir durumdur. Okulda yaşanan olumsuz bir deneyim, sosyal ilişkilerdeki sorunlar, öğretmene adapte olamama gibi okulla ilişkili sebepleri olabileceği gibi, aile içi problemler de okula gitmek istememeye sebep olabilir. Çocuğun okula neden gitmek istemediği araştırılıp, keşfedilen probleme yönelik destek verilmesi gerekir. Bunun gibi durumlarda bir uzmandan destek alınız.

Uzm.Klinik Psikolog Beyza ERGEN

Ders Çalışmak İşkence  

Çocuğunuza ders çalışmasını öğütlerken "Sorumluluğun geleceğin açısından önemli" gibi kavramları sürekli söylemeyin. Yaşları bu kavramları algılamak için çok küçük olabilir. Daha çok, ders çalışmayı eğlenceli hale getirmeye çalışın. Ders çalıştığı zamanlara saygı gösterin; sessizliği ve düzeni sağlayın, kardeşlerinin ya da misafirlerin onu rahatsız etmesine izin vermeyin. Güleryüzlü ve hoşgörülü olun. Başarılarını ve becerilerini farkedip onu sık sık takdir edin.

Uzm.Klinik Psikolog Beyza ERGEN

Ağlayarak Dediğini Yaptırma

Ağladığında isteği yerine getirilen çocuk o an için sakinleşse de olumsuz duygularına tahammül etme ve stresle başa çıkma becerilerinden mahrum bırakılmış olur. Üstelik ağladığında dediğini yapmak, bu davranışı bir alışkanlık haline dönüştürür ve ağlamanın şiddetinin zamanla artmasına sebep olur.Bir uzman desteği ile davranış örüntüsü değiştirilebilir.

Uzm.Klinik Psikolog Beyza ERGEN

Tuvalet Eğitimi Nasıl Olmalıdır ?

Normal şartlarda çocukların dört yaşına kadar tuvalet alışkanlıklarını kazanması beklenir. Çocuğun kas kontrolünü sağlaması, günde en az iki saat kuru kalabilmesi, tuvaletinin olduğunu fark edebilmesi ve bunu dile getirebilmesi tuvalet eğitimine başlamadan önce çocuğun kazanmış olması gereken beceriler arasında sayılmaktadır. Ancak çocukların gelişimi farklılık gösterebileceğinden ne zaman başlanacağı ya da ne kadar süreceğini konusunda katı bir sınır yoktur. Çocuğun hem fiziksel hem de psikolojik olarak bu sürece hazır olduğunu hissetmeden ebeveynlerin tuvalet eğitimine başlamaması çok önemlidir.

Uzm.Klinik Psikolog Pınar ÇELİK

Çocuklarda Kıskançlık

Kıskançlık hayatın her döneminde yaşandığı gibi çocukluk döneminde de sıkça rastlanan bir duygudur ve beklediğinden daha az ilgi ve sevgi gördüğünü hisseden çocuğun verdiği doğal bir yanıttır.Çocukluk döneminde kardeş kıskaçlığına sıkça rastlanmaktadır. Bu duyguyu yaşayan çocuk saldırgan davranabilir ya da içine kapanabilir, alt ıslatma, tırnak yeme gibi davranışlar ortaya çıkarabilir. Anne ve babanın kardeş dünyaya gelmeden çocuklarını bu konuda hazırlamaları çok önemlidir çünkü çocuklar yeni gelen kardeşle birlikte hayatının nasıl değişeceğini anlayacak olgunluğa ve deneyime sahip değillerdir.

Uzm.Klinik Psikolog Pınar ÇELİK

Çocuklarda Korku

Korkulara çocukluk yıllarında sıkça rastlanır ve yaş dönemlerine göre korkular farklılık gösterir. Cinsiyet, zeka, sosyal ilişkiler, kişilik yapısı, fizyolojik koşullar gibi faktörlerin çocuğun korkularına etkisi bulunmaktadır. Aşırı olmadığı takdirde çocukluk döneminde yaşanan korkular normal kabul edilir. Ancak çocuğun çabasına rağmen korkusunda azalma olmaması ve rahatlayamaması, kalıcı hale gelmesi, sürekli korktuğu şeyi gündeminde tutması ve yaşantısını engellemesi, ve yaş düzeyi ile uyuşmayan korkulara sahip olması çocuğun bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmektedir.

Uzm.Klinik Psikolog Pınar ÇELİK

Aileye Yeni Bireyin Katılması

Eğer bir çocuk kardeşinin olmasını istiyorsa, bu onun kıskançlık duygusunu taşımayacağı anlamına gelmez. Çocuğa, aileye yeni bir bebeğin katılıp katılmayacağının kararını verdirmek, çocuk istiyor diye bir birey dünyaya getirmek, çocuğa çok ağır yük ve sorumluluk yüklemek demektir. Ailelerin demokratik ebeveyn olma çabasıyla sergiledikleri bu yaklaşım oldukça yanlıştır. Aileye yeni bir bireyin katılması kararını çocuk değil, anne babalar almalıdır.

Uzm.Klinik Psikolog Aysel DEMİR

Çocuklarda Öfke

Ergenler, kendilerini ifade etme gerekliliği karşısında en çok önem kişilere karşı zaman zaman saldırıya geçerler ve yoğun öfke duyguları yaşarlar. Bu öfke anlarında çocuğu tamamen yalnız bırakıp, kendisini sakinleştirmesini beklemek, çocuk tarafından terkedilmişlik duygusu olarak yaşanır. Bu yalnız bırakılma hissi, çocuğun öfkesini daha da arttırmasını sağlar. Böyle durumlarda çocuğun yanında kalmak, onun en öfkeli ve saldırgan halinde bile onunla olduğunuzu göstermek çocuğunuzun sizinle olan bağını sağlamlaştıracaktır.

Uzm.Klinik Psikolog Aysel DEMİR

Çocuklarda Öfke Kontrolü Nasıl Olmalıdır ?

Çocuğunuz öfkesini ortaya koyduğu zaman sizin de onunla birlikte yükselmemeniz önemlidir çünkü çocuklar kontrolden çıktıkları zaman karşılarında kontrolünü kaybetmeyen ebeveynlerini görmeye ihtiyaçları vardır.Çocuğunuz sakinleştikten sonra yaşanan olay ile ilgili duygu ve düşüncelerini ifade etmesi için ona uygun ortam yaratın. Öfkesini daha sağlıklı bir biçimde nasıl ortaya koyabileceği üzerine birlikte konuşun ve çözüm yolları arayın. Ayrıca, anne ve baba olarak sizin de öfkenizi nasıl ortaya koyduğunuz çok önemlidir. Bu konuda çocuğunuza rol model olmaya özen gösterin çünkü çocuklar anne ve babalarından gördükleri davranışları sergilemeye daha yatkındırlar.

Uzm.Kl.Psk. Pınar ÇELİK

TÜM MAKALELER